Türk futbolunda hakem atamalarına ilişkin tartışma, soruşturma dosyasına giren yazışmalarla yeni bir boyut kazandı. İddialara göre MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile Süper Lig hakemi Yasin Kol arasında yapılan görüşmelerde hakem, VAR ve AVAR görevlendirmeleri üzerine isim alışverişi yapıldı.
Dosyadaki Mesajlar Ne Gösteriyor?
26 Mayıs 2025 tarihli olduğu belirtilen yazışmalarda Yasin Kol’un, kendi adının da yer aldığı bir listeyi Gündoğdu’ya gönderdiği ve son kararı başkana bıraktığı görülüyor. Mesajların devamında farklı hakemlerin yanı sıra VAR ve AVAR görevlileri de konuşuluyor.
En çok tepki çeken bölümde Gündoğdu’nun, Özgür Yankaya’nın yanına hangi AVAR’ın atanmasını istediğini sorduğu, Kol’un ise Atilla ismini önerdiği aktarılıyor. Ardından bu önerinin kabul edildiği izlenimini veren kısa bir yanıt geliyor.
Soruşturma makamları, bu yazışmaları atama sürecine usulsüz müdahale iddiası kapsamında değerlendiriyor. Bununla birlikte Yasin Kol suçlamaları kabul etmiyor ve dosyayla ilgili hukuki süreç henüz tamamlanmış değil. Bu nedenle kesin sorumluluk konusunda son sözü yargı söyleyecek.
Atama Sistemiyle Yazışmalar Arasındaki Fark
| Beklenen yöntem | Yazışmalarda görülen iddia |
|---|---|
| Performans puanları ve gözlemci raporları dikkate alınır | Belirli isimler arasında doğrudan değerlendirme yapılır |
| Atamalar kurulun belirlediği ölçütlerle gerçekleştirilir | Aktif bir hakemle isim alışverişinde bulunulduğu ileri sürülür |
| Hakemler karar sürecinin dışında tutulur | Görev alacak ekiplerin bazı üyeleri hakkında öneri istendiği görülür |
Atama sisteminin güvenilirliği, yalnızca doğru hakem seçimine değil, kararın nasıl alındığının açıkça bilinmesine de bağlıdır. Bu nedenle mesajların içeriği, hukuki sonucundan bağımsız olarak futbol kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık oluşturdu.
Taraftarın Tepkisi Neden Büyüdü?
Hakem kararları yıllardır kulüplerin ve taraftarların en büyük tartışma başlıklarından biri. Her hafta yaşanan itirazlar çoğu zaman karşılıklı suçlamalarla geçiştiriliyor. Ancak dosyaya girdiği belirtilen yazışmalar, bazı taraftarların “karar süreçleri gerçekten bağımsız mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Tepkiler yalnızca tribünlerle sınırlı kalmadı. Daha önce yönetime destek veren bazı yorumcular da yaşananlardan duydukları pişmanlığı dile getirdi. Ahmet Çakar, yönetimin göreve gelişindeki rolü nedeniyle eleştiriler yöneltirken, Galatasaray ile Kasımpaşa karşılaşmasının son dakikasındaki penaltı kararını da tartışmalı atmosferin örneklerinden biri olarak gösterdi.
Kulüpler ve Federasyon Üzerindeki Baskı
Kulüpler cephesinde de hareketlilik yaşanıyor. Beşiktaş Başkanı Dursun Özbek, Türkiye Futbol Federasyonunun kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapması gerektiğini savundu. Kulüpler Birliği Vakfı ise toplantı düzenleyerek bahis iddiaları nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edilen yöneticilerin durumunu değerlendirdi.
Özellikle alt liglerde bazı başkan ve yöneticilerin olağanüstü seçim çağrılarına destek verdiği öne sürülüyor. Kulüplerin ortak baskısı arttıkça federasyon yönetiminin krizi ertelemeden açıklığa kavuşturması zorunlu hâle geliyor.
Güveni Yeniden Kurmak İçin Beş Adım
- Hakem ve video yardımcı hakem atamalarında kullanılan ölçütler açık biçimde yayımlanmalı.
- Atama kararları, kurul üyelerinin kişisel tercihleri yerine denetlenebilir bir sistemle açıklanmalı.
- VAR konuşmaları, maç bütünlüğünü ve kişisel hakları koruyacak makul bir gecikmeyle kamuoyuna sunulmalı.
- MHK, federasyon yönetiminin günlük etkisinden uzak, bağımsız ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulmalı.
- İddialarla ilgili incelemeler hızlı, tarafsız ve belgeleri esas alan bir anlayışla yürütülmeli.
Federasyon, yeni Merkez Hakem Kurulu için çalışmaların sürdüğünü ve geçici bir yapı oluşturulduğunu açıkladı. Riva’da yapılması planlanan olağanüstü toplantının ertelenmesi ise eleştirileri artırdı. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu istifa etmeyeceğini belirtirken, Türk futbolunun uzun yıllara yayılan sorunlarının yalnızca mevcut yönetime yüklenemeyeceğini söyledi.
Yine de bugünkü sorumluluk ortadan kalkmış değil. Güven kaybını gidermenin yolu, yalnızca birkaç ismi değiştirmekten değil, atama sistemini baştan sona şeffaflaştırmaktan geçiyor. Aksi durumda aynı tartışmalar farklı isimlerle yeniden yaşanabilir.
